31 Aralık’tan itibaren, dünyanın hiçbir ülkesinde örneği olmayan bir yasak İstanbul  Havalimanı’nda uygulanmaya başladı ve havalimanı içerisinde pankartla yolcu karşılamak yasaklandı. Yasağa uymayanlara da para cezası verilmeye başlandı. İstanbul Havalimanı Mülki İdare Amiri İsmail Şanlı, yasağın gerekçesini ‘hanutçulukla mücadele’ olarak açıkladı. Karara göre karşılayacağı yolcuyu tanımayan kişiler ‘Meeting Lounge’ adı verilen alana giderek yolcusunu burada bekleyecek.
31 Mart’a kadar ücretsiz olan Meeting Lounge’a giriş, bu tarihten sonra ücretli olacaktı. 

Duvar'da yer alan habere göre alınacak ücretin yolcu başına 4 euro+KDV olduğu ortaya çıktı. Uygulamaya göre yolcu sayısı arttıkça bedel düşecek. Örneğin 50 kişilik bir grupta kişi başı ödeme, 3.22 euro artı KDV bedeli olacak. Turizm sektörü paydaşları karara tepki gösterirken Meeting Lounge’da henüz turizm sezonu açılmamasına karşın şimdiden kargaşa yaşanıyor.

MİSAFİR KARŞILAMA SEKTÖRÜ

Misafir karşılama sektörü, son 10 yıl içinde turizmin gelişmesiyle daha önemli bir hale geldi. Havalimanına gelen misafirleri, TÜRSAB’a kayıtlı, kartvizitli transfer personelleri karşılıyor. Transfer personeli olmak isteyenler yazılı ve uygulamalı sınavlara tabii tutuluyor, sürecin sonunda başarılı olanlar belirli bir ücret ödeyerek belgesini alıyor ve çalışmaya başlıyor.

Seyahat acenteleriyle, yurt dışından gelen misafirlerin buluşacağı alan olarak tasarlanan Meeting Lounge, İstanbul Havalimanı Dış Hatlar Gelen Yolcu Kapısı’nın sol tarafında yer alıyor. Gelen yolcu kapısında Meeting Lounge’ı gösteren oklar bulunuyor. Ancak, yönlendirme yalnızca Latin harfleriyle İngilizce olarak hazırlanmış. Arapça, Çince, Rusça, Farsça gibi başka dillerde bilgilendirme bulunmuyor.

Misafir karşılamak isteyenler ve yolcular, check-in kontuarındakine benzer bir şekilde bir desk önünde sıraya giriyor ve görevliye pasaportlarını ibraz ederek kayıt yaptırıyor. Şu anda iki deskin aktif olarak çalıştığı Meeting Lounge’da şimdiden zaman zaman kuyruklar oluşuyor. Sonrasında 40-50 kişilik kapasitesi olan oturma alanına geçiliyor. Burada bulunan ekranlara, yurt dışından gelen yolcuların isimleri yansıtılıyor.

Turist rehberleri ve otellerin transfer işleriyle ilgilenen kişilerin, karşılayacakları yolcuların isimlerini bu ekrandan görüp onlarla buluşmaları öngörülüyor. Ancak yolcu kendisini karşılayacak olan kişiyi, karşılamaya gelen kişi ise yolcunun ‘eşkalini’ bilmediği için  herkes birbirinin dış görünüşünü tahmin etmeye çalışıyor.

Gelen yolcu kapısında bekleyen bir rehber, misafiri için “İspanya’dan geliyor, büyük ihtimalle sarışındır” diyor. “Esmer de olabilir, nasıl emin olacaksınız?” diye sorduğumda ise ellerini iki yana açarak “Halimizi görüyorsun” diyor.
Basralı Mustafa Jasim Mohammed de 1.5 saat uğraştı ama kendisini karşılaması gereken görevliyle buluşamadı.

‘BİZİ BULAMAYAN YOLCUYU ONLAR KAPACAK’

15 yıldır turizm sektöründe çalışan Nuri İlgin İstanbul Havalimanı’nda transfer personeli olarak çalışıyor. En çok Ortadoğu’dan gelen yüksek gelirli turistleri karşılıyor: “Ortadoğu’dan gelen misafirler daha çok paket hizmet satın alıyor. İçinde oteli, uçak bileti ve transferi olan paketler bunlar. Acente bize önceden antetli kağıtla listeyi gönderiyor, karşılayacağımız isimler belli, yolcumuz belli. Yolcu, pasaport kontrolünden sonra dışarı çıkıyor. Biz ismini kendi ana dilinde Arapçaysa Arapça, Farsçaysa Farsça yazıyoruz ve bekliyoruz. Gelen kişi karşısında direkt ismini görüyor, güzel bir şekilde karşılıyoruz. Aracına kadar eşlik ediyoruz ve oteline götürüyoruz.”

İlgin’e göre bu düzenlemenin sebebi, havalimanında ofisi olan ve fahiş kiralar ödemek zorunda kalan acentelerin misafir karşılama pastasından pay alma isteği. İlgin bunu şöyle anlatıyor: “Verdikleri yüksek kirayı çıkarmak için bizimle buluşamayan yolcuları onlar kapmak istiyor. Büyük bir meblağ var karşılama işinde. İGA da bunun farkına vardığı için bunu almak istiyor. Ama bunu hemen yapmak ve bir an önce para kazanmak istiyor. Hiçbir sistem kurmadan direkt oraya bir Meeting Lounge kurdular. Diğer gün geldiler, ‘Burayı boşaltın’ dediler. Görüyorsunuz bütün yolcular sağda solda mağdur. Misafirin ismini yazdırdım, misafir Meeting Lounge’a hasbel kader gitti. Ama misafirin ismini bile bulamadılar, bizzat yazdırdığım ismi yani. Operasyonel eksikler de diz boyu.”

'İGA BUNDAN ÇOK ZARARLI ÇIKAR'

İlgin, geliri yüksek Ortadoğulu turistlerin Meeting Lounge’a girmek için sıra beklemeyeceğini belirtiyor. “Pasaportta sıra bekliyor, valizde sıra bekliyor, gümrükte sıra bekliyor. Biraz daha rahat gideceğim diye parasını ödediği karşılama hizmetine ulaşmak için bir de burada sırada bekleyecek. Katarlı, Kuveytli aile geldiğinde burada sırada beklemez. Sıra bekleme kültürü yok çünkü. Adam sana dünya para veriyor sıra beklememek için. Daha bugün 10 yolcudan 8’i kaçtı. Bulamadık. Kimse orada beklemez. Senin sattığın otel, transfer ve tur yanar. Bunların hepsi mahkemelik olur. İGA bundan çok çok zararlı çıkar. ”

Kalabalık grupları karşılamak için gelen yolcu kapısında desk kiralanabiliyor. Ancak desk kiralamanın saati 300-400 Euro arasında değişiyor. İlgin, “Bizde böyle bir para yok, biz euro ile kazanmıyoruz” diyor.

‘HANGİ REHBERİN BURCU OLDUĞUNU NASIL ANLAYACAK?’

16 senedir turist rehberliği yapan ve Meeting Lounge’da misafirlerini bekleyen Burcu Eliuz’a göre, asıl sıkıntı mart itibarıyla başlayacak: “Özellikle Uzakdoğu piyasası açısından Mart, Nisan, Mayıs inanılmaz yoğun. Burada en az 30-40 rehber olacak. Meeting Lounge’ın olduğu bölüm tıkanacak ve herkes ekranı görebilmek için buraya yığılacak.”
Sözlerine, “Büyük bir karmaşa bizi bekliyor” diyerek devam ediyor ve acenteleriyle bu değişiklikten son dakika haberdar olduğunu hatırlatıyor: 

“Meeting Lounge’da isimler ekrana yansıyor fakat misafirler buraya kadar gelip ekrana bakıp adını görecek mi? Hadi ismine baktı diyelim bizi nasıl bulacak, şahsen tanımıyor sonuçta. Burada beş rehber beklerken hangisinin Burcu olduğunu nasıl anlayacak? İsmen çağırmaya kalksa ismi nasıl telaffuz edecek? Aslında hepsi bir kaos yaratacak. Buradaki kaosu önlemeye çalıştılar, ama eğer sistemi düzgün bir şekilde oturtamazlarsa daha büyük bir kaosla karşı karşıya kalacaklar.”

‘DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE BÖYLE BİR UYGULAMA GÖRMEDİM’

Özellikle Azerbaycan’dan gelen turistleri karşılayan transfer personeli Kaan Mevlütoğlu ise, TÜRSAB onaylı kart vizitini gösterek “Hanutçuysak neden mesleki yeterlilik belgemiz var? Ben, bu belgeyi alabilmek için üniversite sınavına çalıştığımdan daha çok çalıştım. 2 bin TL ödedim bu belgeyi çıkarmak için. Bakın, 2023’e kadar geçerliliği var. Fakat şu anda sizce bu belge ne oluyor? Ben söyleyeyim, çöp” diyor.

Dünyanın hiçbir yerinde benzer bir uygulamaya denk gelmediğini belirten Kaan Mevlütoğlu “Bu kararı alan insanlara sorabilir miyiz, yurt dışına gittikleri zaman kendileri nasıl karşılanıyormuş acaba? Ben Avrupa’ya gittim Uzakdoğu’ya gittim aynı şekilde karşıladılar bizi” diye konşuyor.

YOLCUSUNU İSİM SORARAK ARAYANLARA 320 TL CEZA

Yine aynı işi yapan Nedim Saraç da beklediği misafirlerini aradığı ve tanımak için yolculara sorduğu için polis tarafından 'insanları rahatsız ediyorsun' gerekçesiyle Kabahatler Kanunu’ndan 320 TL para cezası aldı. 
Saraç böyle isyan etti: "Ben yolcumu bulamıyorum, sormayıp da ne yapayım? Bazen de buluyorum ama zamanında bulamıyorum. Sabah yolculardan biriyle buluşana kadar yarım saat geçti. Zamanında buluşamadığımız için şikayet ediyor. Böyle giderse memnuniyet iyice düşer.”

‘TURİSTLER, BİZİ DOLANDIRDILAR DİYE YORUM YAPACAK’

Mehmet Bilgin, 16 yıldır misafir karşılama sektöründe çalışıyor ve uygulama için “Kısa ve net olarak söylüyorum, ayak bastı parası istiyorlar. Bu sadece ticarete, paraya dayalı bir olaydır” diyor.
Bilgin, yurt dışından transfer hizmeti alarak Türkiye’ye gelen ve parasını ödediği hizmeti burada kullanamayan turistlerin bu durumu dolandırıcılık olarak yorumlayacağını ifade ediyor: “Artık, her şey çevrimiçi. Yolcular dünya çapında kullanılan seyahat sitelerine girecek ve yorum yapacak. ‘Bizi dolandırdılar, havalimanında bekledik gelmediler ya da bir de Meeting Lounge’da sıra bekledik, üstüne para verdik’ diyecekler ve bu durum internet üzerinden yayılacak. Bu turizme darbedir.”
Sektör çalışanları işlevsiz ve ticari olarak tanımladıkları uygulamadan geri adım atılması için mücadele edeceklerini söylüyor ve bu tür düzenlemeler yapılırken saha personellerinin görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini belirtiyor.

HANUTÇULUK NEDİR?

Turist kafilelerini alışveriş yapmaları için belirli dükkânlara götürerek bu dükkanlardan komisyon alan kişilere hanutçu, bu işin kendisine de hanutçuluk deniyor.